27 Eylül 2013 Cuma

Kiehl's


Bugünki tanıştırma biraz geç kalmış olsamda nihayet yayında :)
Florya'ya açılan alışveriş merkezi ile bizzat tanıştım bu marka ile. Daha inceleri diğer blogger arkadaşlarımdan duymuştum ama bir fırsat bulamamıştım. Ama ne tanışma oldu desem, şimdi birbirimizden kopamıyoruz. Bu kadar memnun kalacağımı düşünmemiştim. Hayır yanlış anlamayın bu bir reklam post'u değil, beğenimi paylaşıyorum beşbeleşe.

Mağazaya girdiğinizde sizi son derece donanımlı ve güler yüzlü bir danışman karşılıyor. Öyle güzel donanmış bir masa varki ondan uzak duramıyorsunuz zaten :) Ben hemen kuruldum ve başladım bu cennet masadan yararlanmaya. Öncelikle cilt analiziniz yapılıyor.Kağıttan bir aparat var bir tanesi yanağa, diüeri alına dokundurularak sonuca bakılıyor. Bu test üzerinden size yönelik çözümler sunuluyor. Benim alnım biraz yağlı yanaklar kuru çıktı. Yanaklarımı nemlendiren ama alnımıda yağlandırmayan çok etkili bir nemlendirici olan Ultra Facial Cream'i önerdiler. Geceleri ise efsanevi Midnight Recovery Concentrate kullanıyorum. Gerçektende müthiş bir şey. Aynı zamanda birde göz kremi var Midnight Recovery Eye ondanda çok memnun kaldım. 

Gelelim cildimi ne ile temizlediğime. Ultra Facial Clenser avucunuza o kadar az dokuyorsunuki, (yarım fındık tanesi boyutunda) harika temizliyor. Ben köpürerek temizlenmeyi sevenlerdenim. Bu üründe isteklerimi fazlasıyla karşılayanlardan. Diğer bir ürün ise, ki benim bayıla bayıla kullandığım, Epidermal Re Texturizing Micro Dermabrasion . Nedir bu yahuuu derseniz, çok etkili bir peeling. Profosyonel olarak salonda yaptırdığınız peeling'in ev versiyornu. Tabi hafif bir versiyon. Ben uygulama sonrası etkisine bayılıyorum, cildim bebek gibi yumuşacık oluyor.

Unutmadan severek kullandığım, hatta nemlendiriciden daha fazla kullanıyorum demeliyim. Powerful Strength Line Reducing Concentrate yüksek yoğunluklu ve cilt dostu Saf C Vitamini (L-Askorbik Asit) ile formüle edilmiş, cildinize sürünce biraz ısınıyor bu yüzden ama sonuç mükemmel.








 Hi hiiii hi bu üründe tembeller için olan peeling. Gece yatarken sürüyorsunuz, o siz uyurken sabaha kadar çalışıyor. 
 Efsanevi gece bakım ürünü. Paraben içermeyen bileşimi aynı zamanda nefis kokuyor.Kokusu içindeki doğal özler ve yağlardan geliyor.
 Ve yine bir tembel işi ürünü ile karşı karşıyayız Marvelous Mineral Mascara.Bu rimel gece makyajını silmeye üşenenler için tasarlanmış.İçeriği tamamen doğal minerallerden oluşmakta, dolayısı ile gece çıkarmayı unutsanız bile zararı yok.
 Kiehls'in parfümleride var. Bu koku benim favorim. Vanilla Cedarwood Fragrance. Her kokunun duş jeli ve vucut losyonu mevcut. Böylelikle parfümün etkisini güçlendirip gün boyu mis gibi kokuyorsunuz.Ben bazen sadece vücut losyonunu kullandım ve aynı parfüm sürmüş kadar etkili kokuyordum :)

 Kiehl's bebeklerimizide unutmamış. Parabensiz, parf,ms,z doüal bileşenlerden oluşan bir seri oluşturmuşlar.
 Marka yine erkekleride unutmamış. Pek çok ürün geliştirmişler. Cilt bakımından, duş ürünlerine, traş bakım ürünlerinden, dudak ve göz için bile ürünleri mevcut. 

 Bu geri dönüşüm kutusuna boşalan ürünlerinizin kutularını atıyorsunuz ve her bir boş ürün kutusu  karşılığında size verilen karta bir damga baılıyor. 3 damga seyahat boyu şampuan, 5 damga seyehat boyu vücut losyonu, 10 damga dudak nemlendirici kazandırıyor.

Yukarıda gördüğünüz rengaren kutular hediye için düşünülmüş. Özel günlerde sevdiklerinize bu kutular ile süpriz yapabilirsiniz.






Vine:Ahuatesel
Follow me on instagram:Ahu Atesel
Twitter:Ahu Atesel


My fashionlista finds:Ahu Atesel


Pinterest:Ahuatesel






25 Eylül 2013 Çarşamba

Bozcaada


Eylül'de ada bir başka güzeldir Bozcaada. Bu mevsimde özellikle ada müdavimleri gelir. Bilirlerki adanın en keyifli zamanları ilkbahar ve sonbahardır. Heryer sakin, huzurlu ve keyiflidir. Temmuz ve Ağustos'ta yaşanan zorlukların hiçbirine denk gelmezsiniz. 

Malesef Ağustos en çekilmez bir zaman aslında. Ada aşırı kalabalık olduğundan ne park edicek yer bulursunuz ne oturup yemek yiyecek yer. Herkes birbirinin gözüne bakar. Bir an evvel kalksalarda bir otursak misali. Plajlar desen hınca hıç dolu olduğundan kumun o sıcakta kurumaya fırsatı bile olmaz, gerisiniz siz düşünün. Neyse ben derimki adayı birde baharlarda keşfedin.Ada hakkında yazıcak çok şey var. Ben senelerdir yazları ada kışları İstanbul şeklinde yaşıyorum. Hala ada'ya doymadım sanırım doyamıycamda :)


Gezimize öncelikle yepyeni ama çok başarılı bir lezzet durağından başlamak istedim. 1878 doğumlu Bozcaada'lı Velidede  ile başlayan torundan toruna aktarılan bilgi ve öğretilerle kurulan Fırın ve Dükkan, şimdiden pek çok kişinin kalbinde yer etti. Benim favorim Ekler ve Anna badem kurabiye. Ekleri anlatmak mümkün değil, usta bir Fransız aşçının elinden çıkmış kadar leziz ve kaliteli. Hemen bitişiğinde birde Dükkan bulunuyor. Burdada zeytinyağından, acukaya, kırma zeytinden, sabuna pek çok ürün var. Mesela benim bulmakta zorlandığım ürünlerden biri katkısız zeytin ezmesini burada bulmak mümkün.Ama biz çok uzak kaldık, imkan yok ulaşamayız ürünlere diyenlere online satışta mevcut.















 Ada sokakları nasıl boş ve huzurlu.



Ada, sokaklarında özgürce dolaşıp oynaşan kedilere kaldı :)
 Sokaklarda insanı cezbeden pek çok detay var. Bunlar benim en sevdiklerim.


 Bu mevsimde ayakta kalıp sıra beklemek söz konusu bile değil. Bence en kaliteli hizmet almak için bahar ayları en iyi zaman Bozcaada'da.
Benim ve Mumu'nun müdavimi olduğumuz bir diğer lezzet durağı ise Çiçek dondurma. Her zaman sakızlı dondurma bulmak mümkün ama harika bir dondurma ustaları var, hergün farklı lezzetlerde dondurma yapıyor. Bir yaptığını ertesi güne bulmak mümkün değil. Mesela benim favorilerimden biri muzlu-cevizli, ballı-bademli ve taze incirli. Önündeki sarı sandalyelerde oturup, etrafı seyre dalıp, adanın esen tatlı esintisinde dondurmanın keyfini çıkarmayı tavsiye ediyorum mutlaka.

Bozcaada kalesi ayrı bir heybetli ve güzel değilmi.

 Adanın arka deniz diye tabir edilen bölümünde farklı ve yenilikçi bir lezzet durağı var. Cabalı Meyhane henüz oda çok yeni olmasına rağmen kulaktan, kulağa efsane oldu bile."Bir şey vermeden, bedava" anlamına gelen ve eski bir meyhane terimi olan "caba" Yunancada da "yolluk" anlamına geliyormuş. Hem sahibi hemde şefliğini Ülke Diler'in yaptığı Cabalı Meyhane'de birbirinden leziz mezeler ve deniz ürünleri bulunuyor. Mekanın yeri ve konumu ayrı güzel.Dekorasyonuna da bayılıyorum. Yolu düşenler mutlaka uğramalı, hava güzel ise dışarıda keyifle, lezzetlerin tadına varmalı.





 Sıra geldi bambaşka bir lezzet durağına. Tayyare pizza, adanın tek pizzacısıve yine adanın tek benzincisinin bahçesinde yer alıyor. Bir tarafı zeytin tarlasına bir tarafı bağlara bakıyor. Menüde pizza çeşitleri, salata ve peynir tabağı yer alıyor. Yemeğin yanına istediğiniz ada şarabını seçebiliyorsunuz. 'Ada' isimli pizzası Ezine peyniri ve ada otlarından üstelik organik unla yapılıyor, mutlaka denemelisiniz. Hayatınızda yediğiniz en lezzetli ve kaliteli pizzalardan birini burada yiyiceksiniz garanti ediyorum.

 Dekorasyon detaylarında çocuklarında düşünülmüş olduğu harika bir yer burası. 


 O leziz ve nefis pizzalar arka planda gördüğünüz teknoloji harikası fırında pişiyor. Ha gelenekselciler bu kısma laf edebilirler ama bence lezzete ulaşan her yol mübahtır bana göre:)  Ha odun fırını ha teknoloji harikası fırın. Öncelikle iş ustada bitiyor. Usta işinde iyi olmazsa neyde piştiğinin ne önemi varki.
Ve benim seçimim 'Ada' isimli pizza. Organik undan yapılan hamurun üzerine ezine peyniri ve ada otları eşlik ediyor. Ben çok sevdim :)

 Hediye almadan gitmem diyenlerdenseniz size tavsiyem 'Hayal Tacirleri' olucak. Ada âşıklarından biri de sanatçı Sumru Yavrucuk. 17 yıl önce ilk kez Ada’ya gelen sanatçı, artık yaz aylarını Bozcaada’da geçiriyor. “Rüzgarına, denizine, bağlarına, mimarisine hayran kaldım” diyen Sumru Yavrucuk çocukluk arkadaşı reklamcı Ufuk Aydeniz ile birlikte Ada’da bir de mağaza açtı. Hayal Tacirleri adını verdikleri mağazada sınırlı sayıda üretilmiş el yapımı hediyelikler satıyorlar.











 Tüm adayı gezdiniz, denize girdiniz, lezzet duraklarını gezdiniz şimdi bir keyif kahvesi zamanı. O kahvede kesinlikle Rıhtım Cafe'de içilir. Ada esintisi, adaya demir atmış yelkenlilerin görüntüsü ve halis dibek kahvesi. İşte keyif budur.
 Son olarak nerede kalınır sorgusu var tabi. Benim tavsiyelerim arasında Patiska Butik Pansiyon, hele bir kahvaltıları varki diller destan. Benim mutlaka denemelisiniz diye herkese tavsiye ettiğim tarzda bir kahvaltı ki ayrı bir post'u hakkediyor. Yakın zamanda yapacağım o postu :)

Birde bu seneki yeni keşfim olan Arşipel. Çok sade, temiz, uygun fiyatlı ve kendine ait deniz kenarı olan bir yer. Yine çocuklu aileler için biçilmiş kaftan diyebileceğim yerlerden biri.

Bir diğer mekan ise çocuklu aile iseniz ve biraz rahat bir tatil geçirmek istiyorsanız seçiminiz Çapraz Resort Otel'den yana olmalı. Eger Bozcaada'da diger konaklama alternaflerini de tanimak isterseniz yeni tanistigim Trivagoyu önebilirim. 








Vine:Ahuatesel
Follow me on instagram:Ahu Atesel
Twitter:Ahu Atesel


My fashionlista finds:Ahu Atesel


Pinterest:Ahuatesel