28 Mayıs 2011 Cumartesi

Esma sultan yalısında Tog bazaar

Geçtiğimiz salı sevgili arkadaşım Aysun ile Toplum Gönüllüleri'nin düzenlediği bazaar'a gittik.Arkadaşımız Hande Çokrak kendine ait "maid in love" markasıyla stand açmıştı.Koleksiyonuna bayıldım.Hepsi benim olsun :) Koleksiyonun resimleri ve Bazaar'ın detaylarını merak edenler için Aysstyle.Koleksiyonu satın almak içinse Nişantaşı Midnight Expres'ten ulaşabilirsiniz.







Hande Çokrak "maid in love"



Bloğu için çekim yapılırken Aysun



Mumu








Mumu & Ahu


Fotoğraflar Iphone4 ile çekildi.
Photos taken by Iphone4



- Posted using BlogPress from my iPhone

Love

27 Mayıs 2011 Cuma

Friends

Gününüz bir Shay günü olsun!



Ne yapardiniz? Karari siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok.
Yine de okuyun. Sorum 
şu: Aynı kararı siz verir miydiniz?

Okuma ve ö
ğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: 'Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması
gereken 
şeyler nerede?'

Bu soru kar
şısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

Baba devam etti. 'Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldi
ğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.'

Ve sonra a
şağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:

Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdı
ğı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler. 
Shay sordu, 'Acaba oynamama izin verirler mi?'
Shay'in babası ço
ğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.
Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yakla
ştı ve (fazla birşey
beklemeyerek) Shay in oynayıp oynayamayaca
ğını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra 'Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım' dedi.

Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde ya
ş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı. 
Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanmaşansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti.

Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? 
Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.

Ama Shay sahaya çıktı
ğında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.

Oyun 
şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına
kolaylıkla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.


Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının ba
şının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.
Tribünlerdeki herkes ve iki takımda ba
ğırmaya başladılar, 'Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!' Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaskınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.

Herkes ba
ğırmaya devam etti, 'İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.

Herkes ba
ğırıyordu, 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay'

Kar
şı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, 'Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!'

Shay üçüncüye gelirken di
ğer takımdakı çocuklar ve seyirciler ayağa
kalkmı
şlardı ve bağırıyorlardı, 'Shay, hepsini koş! Hepsini koş!' Shay
hepsini ko
ştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.

'O gün', dedi babası, gözlerinden ya
şlar aşağıya doğru süzülerek,
'iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi ba
şardılar'.

Shay bir sonraki yaza yeti
şemedi. O kış  öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.

Son NOKTA: E-mail ile hiç dü
şünmeden binlerce fıkra yolluyoruz, ama hayattaki seçimler konusunda mesaj olduğunda insanlar tereddüt ediyorlar.

Bunu size yollayan ki
şi hepimizin bir farklılık yapabileceği inancını taşıyor. Hepimizin her gün binlerce fırsatı olabiliyor 'doğal olan şeyleri' gerçekleştirmek için.

Bilgin bir adam bir zamanlar demi
şki: Her toplum, kendilerinden daha az şanslı olanlara nasıl davrandığıyla değerlendirilir.


Gününüz bir Shay günü olsun!

24 Mayıs 2011 Salı

20 Mayıs 2011 Cuma

Mumu went to the İstanbul Modern Museum

Geçtiğimiz çarşamba, müzeler haftası nedeni ile İstanbul Modern kapılarını ücretsiz ziyarete açmıştı. Bizde Mumu ile fırsatı değerlendirdik :). İlk defa müze ziyaretini yapmak 7,5 aylıkken nasib oldu. Halinden pek memnun gözüken Mumu, turistlerin ve müze görevlilerinin ilgi odağı oldu. Bendeniz görevlilerin kör noktasına denk gelip, sanat eserlerini fotoğraflama derdindeyken, heyecan naraları atan Mumu nedeni ile çok az kare yakalayabildim.Olsun oğlumun heyecanını ve coşkusunu seyretmek her şeye deyer. Umarım annesinin sanata ilgisi ve becerisinden bir nebzede olsa pay almıştır :D






































from my iPhone

CHANEL CRUISE SHOW












Photo by Olivia da Costa

I Want this

LANVIN



19 Mayıs 2011 Perşembe